Beslenme Doçenti Anlatıyor · 1 May 2026 · 13:05
Podli uygulamasında dinle 🎧
Favori podcast'lerini takip et, çevrimdışı ve arabada CarPlay ve Android Auto ile dinle, her zaman kaldığın yerden devam et. Ücretsiz dene.
Glisin ve taurin, klasik anlamda esansiyel aminoasit listesinde yer almaz; yani vücudumuz her ikisini de kendi başına üretebilir. Ne var ki ikisi de “şartlı esansiyel” kategorisindedir: glisin için sentez kapasitemiz, kollajen başta olmak üzere onlarca farklı işlevin gerektirdiği günlük on-on beş gramlık ihtiyacın çok altında, yaklaşık üç gramda kalır. Taurin için ise sentez yolumuz mevcut olsa da insanda bu yol son derece yavaş işler ve bebeklik, gebelik, kronik hastalık ya da düşük hayvansal protein alımı gibi durumlarda yetersiz kalır. Modern beslenmenin kasın yağsız kısmına odaklanıp kemik, kıkırdak, deri ve organ etlerini tabaktan çıkarması; deniz ürünleri tüketiminin azalması; üstüne stres, yaşlanma ve yoğun fiziksel aktivite gibi tüketimi artıran etkenlerin eklenmesi, bu açığı pratikte derinleştiriyor. İşte bu yüzden eklem sağlığından uyku kalitesine, karaciğer detoksundan kalp ve göz sağlığına uzanan geniş bir yelpazede glisin ve taurin takviyesi gündeme geliyor; aslında bu, atalarımızın tabağında zaten bulunan ama modern mutfakta kaybolmuş yapı taşlarının yeniden hayatımıza girmesinden başka bir şey değil.
Bölümler: Beslenme Doçenti Anlatıyor