Tom Wolfe’un 2016 tarihli The Kingdom of Speech adlı kitabı, dilin insanı diğer canlılardan ayıran temel güç olduğu iddiasını öne çıkaran, polemikçi bir düşünce ve kültür eleştirisi kitabıdır. Wolfe, akademik bir dilbilim ya da evrim biyolojisi incelemesi yazmaktan çok, yerleşik bilimsel anlatılara karşı gazetecilik üslubuyla müdahalede bulunur. Kitabın odağında iki büyük hedef vardır. İlki, doğal seçilimin insanın benzersiz zihinsel ve toplumsal kapasitesini açıklamakta yeterli olduğu düşüncesidir. İkincisi ise Noam Chomsky’nin dilin doğuştan gelen, insan beynine özgü bir mekanizmaya dayandığı görüşüdür. Wolfe, Alfred Russel Wallace’ın Darwinizmle ilişkisini ve antropolog Daniel Everett’ın Amazon’daki Piraha dili üzerine çalışmalarını bu tartışmanın merkezine yerleştirir. Ana savı, konuşmanın yalnızca evrimin ürettiği bir sonuç değil, insan topluluklarını, kültürü ve uygarlığı kuran belirleyici etken olduğudur. Kitap, keskin üslubu ve tartışma yaratma isteğiyle dikkat çeker, ancak bilimsel doğruluğu konusunda önemli itirazlar da almıştır.