Mevlana Takvimi · 22 Eyl 2026 · 2:38
Podli uygulamasında dinle 🎧
Favori podcast'lerini takip et, çevrimdışı ve arabada CarPlay ve Android Auto ile dinle, her zaman kaldığın yerden devam et. Ücretsiz dene.
Kredi kartıyla alışveriş yaparken, kartı veren kuruluşun kefaleti ile işlem yapmış oluyoruz. O kuruluş, karşı tarafa şöyle demiş oluyor: Bu kişinin elindeki kart benim teminatımdır; onu elinde bulunduran kişiye ben kefilim. Kartla alışveriş yapıldığında, satıcı parasını bankadan alıyor. Müşteri de bankayla arasındaki anlaşmanın mahiyetine göre borcunu ödüyor. Kredi kartıyla alışverişte kartı sağlayan kuruluş, kredi kartıyla alışveriş imkânı sağlarken yaptığı masraf karşılığı belli bir ücret alabilir. Bunun dışında kuruluşun, alışverişin tutarını aşan ödeme talebi, her ne isim altında olursa olsun faizdir. Böyle durumlarda harama düşme endişesi taşımamak için, faizsiz çalışan finans kuruluşlarının kartlarını tercih etmek ve kart borcunu taksitlendirip faize bulaşmak yerine, borcun tamamını tek seferde ödemek en iyisidir. Para peşin, mal veresiye olduğunda, buna "Selem akdi" denir ve belli şartlarla caizdir. Bu şartları şöyle özetleyebiliriz: Akitte, tarafları anlaşmazlığa götürecek ölçüde belirsizlik bulunmamalıdır. "Malın miktar ve evsafında, keza paranın miktar ve cinsinde herhangi bir belirsizlik bulunmamalıdır. Ödemenin veya malın tesliminin zamanı ve şekli konusunda herhangi bir belirsizlik olmamalıdır. Konunun başka önemli detayları da vardır. Bir bilenden veya kaynaklardan iyice tetkik edilmelidir. Müzayedede müşteri kızıştırmak için katılmak, başkasını müzayededen çekilmeye veya fiyatı belli miktardan fazla artırmamaya ikna için çeşitli metotlar kullanmak gibi alışverişi geçersiz kılan unsurlar söz konusu olmamalıdır. İslam, alışverişlerde önceden tayin edilmiş belli kâr hadleri getirmemiştir. Makul sınırlarda olması ve "aldatma" içermemesi şartıyla alışverişte "karşılıklı rıza" unsuru gözetilmiştir. Malın fiyatını aşırı şekilde düşürerek yahut yükselterek piyasayı olumsuz etkilemeye çalışmamalıdır. (Ebubekir Sifil , 2007)