Mevlana Takvimi · 11 Eki 2026 · 2:41
Podli uygulamasında dinle 🎧
Favori podcast'lerini takip et, çevrimdışı ve arabada CarPlay ve Android Auto ile dinle, her zaman kaldığın yerden devam et. Ücretsiz dene.
İslam dini, hakîki dinlerin en sonuncusu ve en mükemmelidir. Bu mübarek din, yalnızca bir kavme veya bir asra mahsus değildir, bilakis tüm insanlara ve bütün çağlara hitap eden evrensel ve fıtri bir dindir. İnsanların yaratılışına ve yaşayışına tam olarak uygundur. Bu yüce din, kurtuluş ve başarı yoludur, güvenlik ve mutluluk kaynağıdır ve mukaddes yaratıcımızın razı olduğu tek hak dindir. “Şüphesiz Allâh katında din İslam’dır.” (Âl-i İmrân s. 19) İslam dininin ortaya çıkışı ve yayılış tarihi göz önüne alındığında, o dönemdeki milletlerin durumu incelendiğinde, bu büyük dinin nasıl mutlu sonuçlara sebep olduğu, insanlık tarihinde ne kadar hayırlı ve takdire şayan bir devrim gerçekleştirdiği açıkça görülmektedir. Bilindiği gibi, İslamiyet’in ortaya çıkışından önce bütün dünya dinî bakımdan büyük bir cehalet içindeydi. Hakiki dinler bozulmuş, ilâhî ilim ve hikmet güneşi batmış, her yeri karanlık sarmıştı. İnsanlar sadece kendi çıkarları için çalışıyor, birbirleriyle savaşıyor, birbirlerini köleleştiriyorlardı. Fakat İslam güneşi doğmaya başlayınca, dünyadaki birçok yer anında aydınlandı. İnsanlık; hak, adalet, eşitlik ve kardeşlik kavramlarıyla tanıştı. Putlara ve insanlara taparak boyun eğen başlar, artık ortak ve benzerden münezzeh olan yaratıcının huzurunda secdeye kapanma şerefine erişti. Ruhlar yüceldi, diller Allah’ın zikriyle süslendi, gözler büyük yaratıcının eşsiz eserlerine bakarak uyanış ve farkındalık nurları içinde kaldı. Sonuç olarak, İslam dinî sayesinde hakîki bir medeniyet, nezih bir insanlık, büyük bir ilerleme ve en mutlu dönüşüm gerçekleşti. İnsanlık bu mukaddes dine sarıldıkça, hiç şüphesiz daima yükselecektir. (Ömer Nasuhi Bilmen, Makaleler, s. 68-69)